Bağımsız web kaynakları rehberiKayıtlar bilgi ve kaynak keşfi amacıyla sunulur; hizmet seçimi kullanıcı değerlendirmesine bağlıdır.
REHBER KAYDI

Protein Kaynaklarını Karşılaştırmak Konusunda Bilgiye Nasıl Yaklaşılır?

Protein denince akla ilk olarak et gelir, oysa mutfaktaki seçenekler oldukça geniştir. Her kaynağın kendine özgü artıları ve dikkat edilecek yönleri vardır. Çeşitlilik, tek bir besine yüklenmekten daha sağlam bir yaklaşımdır.

Hayvansal kaynaklar

Yumurta, süt, yoğurt, peynir, tavuk, kırmızı et ve balık tam protein sayılır; yani gerekli amino asitlerin hepsini içerir. Balık ayrıca omega-3 yağ asitleri sunar. Kırmızı et ve işlenmiş şarküteri ürünlerinde ise miktarı ve türü gözetmek gerekir, özellikle sucuk, salam gibi tuzlu ürünlerde.

Bitkisel kaynaklar

Mercimek, nohut, kuru fasulye, tofu ve kuruyemişler hem protein hem lif sağlar. Baklagiller bütçeye de dosttur. Tek başlarına bazı amino asitlerde eksik kalabilirler, ancak gün içinde tahıllarla birlikte tüketildiğinde bu denge genellikle sağlanır. Mercimek çorbasının yanında bir dilim tam tahıllı ekmek buna güzel bir örnektir.

Porsiyon ve çeşitlilik

Bir öğünde avuç içi büyüklüğünde protein çoğu yetişkin için yol gösterici olabilir. İhtiyaç; yaş, kas kütlesi, aktivite düzeyi ve böbrek gibi sağlık durumlarına göre değişir. Böbrek hastalığı olanlar protein miktarını mutlaka hekimle belirlemelidir.

Haftalık menüde en az bir gün baklagil, bir iki gün balık düşünmek, çeşitliliği doğal biçimde artırır. Size uygun dağılımı görmek isterseniz diyetisyen Çayyolu için uzmanla görüşebilirsiniz.

Protein tozlarına başvurmadan önce, çoğu kişinin sofrasından yeterince alabildiğini hatırlamak yerinde olur.

Konum: Ankara

diyetisyen Çayyolu