Bayram ve Davet Sofralarında Dengeyi Korumak Hakkında Açıklayıcı Bir Çerçeve
Kurulan sofranın başında anneannenizin "daha yemedin ki" sözü hepimize tanıdık. Bayramlarda ve davetlerde yemek aynı zamanda sevgi göstermenin yolu. O yüzden suçluluk duymadan, biraz bilinçle yaklaşmak en doğrusu.
Gelmeden önce aç kalmayın
Davet öncesi gün boyu bir şey yemeyip akşam tıka basa yemek çoğu kişinin düştüğü tuzak. Hafif bir ara öğünle gitmek, masada daha rahat karar vermenizi sağlar. Sabah kahvaltısını da atlamayın.
Tabağınızı bir kez doldurun
Önce sofraya göz gezdirin, sevdiklerinizi seçin. Tabağınıza yeterince sebze ve salata koyun, ağır yemekleri küçük porsiyonlarla tadın. İkinci tabağı hemen almak yerine bir süre sohbet edin; tokluk hissi biraz geç gelir.
"Hayır" demeyi bilin
Israrla yemek ikram edenlere kibarca "çok güzel olmuş, şimdilik yeterli" diyebilirsiniz. Tatlıyı paylaşmak ya da küçük bir dilimle yetinmek de nazik bir çözüm. İnsanları kırmadan sınır koymak mümkün.
Ertesi güne yük bindirmeyin
Ağır bir yemekten sonra "ceza" olarak aç kalmak yerine, normal düzeninize dönün. Su için, biraz yürüyün, hafif öğünlerle devam edin. Şeker ya da kan basıncı gibi bir rahatsızlığınız varsa ilaç ve öğün düzeninizi hekiminizle gözden geçirin.
Bayram yemeklerinde size uygun ölçüler için Çukurambar beslenme danışmanlığı konusunda uzmandan fikir alabilirsiniz.
Bir bayram sofrası, bütün yılınızın beslenmesini belirlemez.
Konum: Ankara